1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

Tuğrul Bey Kimdir? Neler Yapmıştır? Kısaca Hayatı

 Tuğrul Bey Kimdir? Neler Yapmıştır? Kısaca Hayatı

(Büyük Selçuklu Devletinin Kurucusu ve Ünlü Türk Hükümdarı)

MEHMET Tuğrul Bey, Selçuklu İmparatorluğu’na adını veren Selçuk Bey’in torunu ve Mikail’in oğludur. Kuvvetli bir ihtimale göre, 993’te doğdu. Oğuz Türklerinin Kınık boyuna mensuptur. Selçuklar, Aral Gölü ile Hazar Denizi arasında oturan Hazar Türkleri ile dost olarak yaşıyorlardı. Geniş Oğuz boy ve oymaklarına kumanda eden ve Demiryaylı lakabı ile anılan Dukak başkanları idi. Dokak’ın ölümünden sonra Oğuzların başına o tarihlerde henüz on yedi – on sekiz yaşlarında bulunan oğlu Selçuk geçti.

Selçuk Bey, 10. yüzyılın ikinci yarısında Hazar ülkesinde yaşayan Oğuzlar’ yanına alarak Seyhun boylarına geldi ve Aral Gölü’nün doğrusunda bulunan Cend’e yerleşti. Burası da bir Oğuz şehriydi. Türklerin bu göçü, Türk tarihinin en önemli olaylarından biridir.

Bir Müslüman muhitinde yaşama zorunluluğundan başka, siyasi imkanlar sağlamak bakımından da lüzumlu gördüğü İslamiyeti kabulü düşünen, böylece yeni muhitin siyasi ve sosyal şartlarını kavramakta büyük bir maharet göstermek suretiyle devlet adamlığı vasıflarını ispat eden Selçuk Bey kendisine bağlı Oğuzlarla birlikte İslamiyeti kabul etti.

Samanoğulları Devleti de Cend’de bağımsız bir idare kuran Selçuk Bey’i tanımak zorunda kaldı. Fakat Samanoğlu Devletinin ortadan kalkması, Gaznelilerin kuvvetlenmesi ve Selçuk Bey’in ölümü Oğuzları çok sarsmış ve birliği de bozmuştu. Selçuk Bey’in oğlu Mikail daha babasının sağlığında ölmüş, oğulları Çağrı Bey’le Tuğrul Bey’i, Selçuk Bey yetiştirmişti.

Tuğrul Bey’le Çağrı Bey, bir devlet kurmak için azimle ve cesaretle ortaya atıldılar ve beyliğin hudutlarını genişletmeye başladılar. Bununla beraber Gazneliler Devleti’ne tabi bulunuyorlardı. 1305 Mayısı’nda iki kardeş, Ceyhun Irmağı’nı aşmak suretiyle Gaznelilerin topraklarına girdiler. Sayıları oldukça azdı. Fakat Merv ve Nasâ’a doğru ilerledikçe Horasan’da kalmış olan Türkmenler ve ayrıca Harzemliler Selçuk ailesinin bu iki ünlü beyi ve kumandanı etrafında toplandılar.

1035 yılı Haziran ayı sonunda Nasâ civarında Sependenkan mevkiinde Gazneliler ordusunu mağlup ve perişan ettiler. 1037 Martı’nda ikinci ve 3 Haziran 1038’de Sırkas civarında Talh-Ap mevkiinde üçüncü zaferlerini kazandılar.

Herat’ı ele geçirdiler. Tuğrul Bey Nişabur’a girdi. Eski Türk geleneği gereğince, Selçuklu reisleri ülkelerini bölüştüler. Çağrı Bey hissesine düşen Merv’i aldı, Tuğrul Bey de Horasan’ın başkenti Nişabur’da adına hutbe okuttu. Devleti teşkilatlandırmaya başladı. Horasan olaylarından sonra Sultan Mahmud, büyük bir ordu ile Tuğrul Bey’in üzerine yürüdü. Selçukluları bağımsız bir devlet olarak tanımak istemiyordu.

22 Mayıs 1040’ta başlayan ve 24 Mayıs akşamına kadar süren Dandanakan Meydan Savaşı’nda Gazneliler ordusu tarihin en korkunç hezimetlerinden birine uğradı. Hükümdarın hazineleri ve sayılamayacak kadar çok miktarda silah ve malzeme Selçukluların eline geçti. Sultan Mesud, yüz kadar maiyetiyle kaçabildi ise de Hindistan’a giderken yolda 28 Ocak 1041’de kendi adamları tarafından öldürüldü.

Dandanakan Savaşı Selçuklu Türklerinin son büyük istiklal savaşı idi ve parlak bir zafer kazanılmıştı. Selçuklu Devleti’nin temelleri zafer sancakçılarının gölgesinde kurulacaktı.

Savaştan sonraki ilk cuma günü namazdan sonra Tuğrul Bey, Selçuklu Devleti’nin sultan’ ilan edildi. Çağrı Bey, mücadeleye atıldıkları günden beri cesaretini, kahramanlığını, üstün kumandanlık vasıflarını ve teşkilatçılığını takdir ettiği küçük kardeşinin devlet başkanı olmasına hiçbir itirazda bulunmadı.

“Onda, bir devleti idare edecek ve yükseltecek bütün meziyetler vardır,” dedi. Bu sözler hakikatin tam bir ifadesi idi. Daha sonra Merv’de yapılan kurultayda önemli kararlar alındı. Fütuhat aynı hız ve azimle devam ettirilecekti.

Tuğrul, kurultayda alınan kararları tatbik mevkiine koydu. Kardeşleri Çağrı Bey, İbrahim Yanal ve amcası Arslan Bey’in oğlu Kutalmış’ı komşu memleketleri fethe gönderdi. Bunlar Iran, Azerbaycan, Irak Arap, Irak Acem vesaireyi zapt ederek devletin sınırlarını genişlettiler.

Tuğrul Bey, hudutlarının Bizanslilara yaklaşması üzerine başkenti Nişabur’dan Tahran civarında Rey şehrine nakletti. Bağdat’a hâkim olan Büveyhoğulları, halifeyi kendilerinin bir oyuncağı haline getirmişlerdi. Bu hal Sünnileri çok üzüyordu. Tuğrul Bey

Bağdat’a sefer yaptı. 17 Ocak 1055’te buraya girerek yüz yirmi yıldan beri hüküm süren Şii Büveyhoğulları Devleti’ne son verdi. Büveyh ordusunun başkumandanı Arslan Besasiri ise, Bağdat’tan çöllere kaçmıştı. Tuğrul Bey gittikten sonra tekrar Bağdat’a gelen Besasiri, halifeyi hapsetmiş, idareyi eline almıştı.

Bu durum üzerine Tuğrul Bey ikinci defa Bağdat’a sefer yapmak zorunda kaldı. Besasiri’yi mağlup etti. Halifeyi kurtardı. 25 Ocak 1058’de Halife Kaim bi-Emrullah, Tuğrul Bey’e taç giydirdi. Kılıç kuşattı ve kendisini Batı’nın ve Doğu’nun hükümdarı ilan etti. Bu tarihten sonra İslam dünyasının liderliği Araplardan Türklere geçmiş oldu.

Adaleti, dindarlığı, cesareti, kahramanlığı, teşkilatçılığı, zekası ve siyasi alanda ileri görüşü bütün tarihler tarafından kabul edilen Tuğrul Bey 4 Eylül 1062’de erkek evlat bırakmadan Rey şehrinde öldü. Yerine Alparslan geçti. Sultan Alparslan amcasının yarıda bıraktığı fütuhatı tamamladı. Bütün Anadolu’yu Türklere açtı.

Tuğrul Bey Kimdir? Neler Yapmıştır? Kısaca Hayatı

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın