Akşemseddin Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri Nelerdir?

 Akşemseddin Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri Nelerdir?

Akşemseddin Kimdir? Din âlimi, veliyullah, doktor ve şairdir.

Meşhur velilerden olan Akşemseddin, Şamlı Şerefeddin Hamza’nın oğludur. 1390 yılında Şam’da doğdu. Asıl adı Şemseddin Muhammed olup, şeyh Şihabeddin el-Sühreverdi (Ölm. 1191)’nin torunlarındandır. Annesinin Osmancıklı olduğu da söylenilir. Diğer bir rivayete göre, babası ile Anadolu’ya geldiği olup, Osmancıklı kadının asıl annesi olmayıp, üvey annesi olduğudur. İsmail Paşa da Şam’da doğduğunu kaydetmiştir. Akşemseddin tahsilini Osmancık ve Amasya’da tamamladı. Bir müddet Osmancık medresesinde müderrislik yaptı. Sonra tasavvufa meyletti ve önce şeyh Zeyneddin Hafi’ye intisab eylemek istemiş, fakat bilahare bundan yaz geçerek 1445 tarihinde Hacı Bayram Veliye intisap etmiştir. Bunun sebebini Taşköprüzade şöyle anlatıyor:

Bazı salih kimseler onu Hacı Bayram Veli’ye intisap etmesi için teşvik ederlerdi. Oda bunu kabul etmiyordu. Çünkü Hacı Bayram Veli, fikirlerin ihtiyaçlarını karşılamak için çarşıları dolaşır ve para toplardı. Akşemseddin o sırada şeyh Zeyneddin Hafi’nin şöhretini duymuştu. Müderrisliği terketti ve onun yanına gitti.

Haleb’e yetiştiğinde rüyasında, boynunda bir zincir ve zincirin ucunun da Ankara’daki Hacı Bayram Veli’nin elinde olarak gördü. Bunun üzerine Hacı Bayram Veli’nin yanına gitti. Onu müritleri ile ekin biçerken gördü. Akşemseddin de biçime yardım etti. Sonra yemek zamanı herkese yemek dağıtıldığı halde kendisi yemeğe davet edilmedi. Köpeklere de yemek verilmişti. Bunun üzerine Akşemseddin köpeklerle birlikte yemeye başladı. Bunu gören Hacı Bayram Veli kendisini çağırdı ve artık bundan sonra hizmete kabul edilmiş oldu. Yüksek makamlara ve kerametlere kavuştu.

Fatih İstanbul fethine hazırlandığı sırada daveti üzerine Akşemseddin de orduya katılmış ve İstanbul muhasarasına iştirak etmiştir. Padişahın otağı yanında yürümüş ve askerin maneviyatım yükseltmiştir. Bu sırada peygamber efendimizin bayrakları Eyyub el-Ensari (R.A.)’nin kabrinin yerini keşfetmekle meşhurdur. Bunun üzerine padişah Akşemseddinin müridleri arasına katılmak istemiş, fakat Akşemseddin: “-Padişahlara lazım olan şey adalettir. Halvet saltanata münafidir” diyerek engel olmuştur. Bu konuşma sırasında Akşemseddin uzanmıştı. Padişah çıktıktan sonra ibni Veliyeddine, Akşemseddin‘in neden ayağı kalkmadığını sordu. Oda, İstanbul’u fethinden dolayı sende gurur alameti gördü. Bunu defetmek için ayağı kalkmadığını söyledi. Yine Fatihin Uzun Hasanla 1472 tarihinde yaptığı Tercan muharebesinden evvel, Fatihin gördüğü rüyayı Uzun Hasan’ın mağlubiyeti olarak tabir edenin de Akşemseddin olduğu söylenilir.

Akşemseddin bir müddet sonra arzusu üzerine Göynük’e gönderildi. Bir müddet orada kaldıktan sonra 1458 tarihinde vefat etti.

Akşemseddin, tip sahasında da çalışmış ve eserler vermiştir. Mikrobun varlığını belirtmiş, hastalıkların da çeşitlerine
göre, bitki ve hayvanlarda olduğu gibi tohumları olduğunu bildirmiştir. Böylece bir nevi bakteriyoloji nazariyesi kurmuştur.

Bazı kimseler Akşemseddin‘in tıpla uğraşmadığını, sadece nazari olarak bahsettiğini söylüyorlar. Halbuki Taşköprüzade’nin naklettiğine göre Akşemseddin bizzat tedavi yapmıştır. Onun anlattığına göre, Akşemseddin yolda yürürken otlar kendisine “ben şu hastalık için şifayım, ben bu hastalık için şifayım” diye seslenirlerdi.

Yine rivayete göre, Murad Han devrinde kadı-asker olan Süleyman Çelebi bin Halil Paşa, babasının vezirliği sırasında Edirne’de hastalanmıştı. Akşemseddin de o sırada Edirne’de idi. Halil Paşa, oğluna dua etmesi ve tedavide bulunması için kendisini çağırdı. Akşemseddin ile birlikte hastanın yanına giren şeyh Abdurrahim ibni Mısri’nin anlatmış olduğuna göre, padişahın doktorları hastanın yanında ilaç hazırlıyorlardı.

Akşemseddin doktorlara bu hangi hastalıktır diye sorduğunda, onlar filan hastalıktır diye cevap verdiler. Akşemseddin onlara, onu sersam ilacı ile tedavi edin dedi. Doktorlar bunu kabul etmediler ve hastanın yanından çıktılar. Şeyh kalemi aldı ve ilacı yazdı. ilaçlan hazırladılar ve tedavi ettiler. O anda hasta Şifa buldu. Bununla beraber hastanın halini ve neden hastalandığını sormadı. Dışarı çıktıklarında ibni Mısriye, eğer sükut etseydim, doktorlar ilaçlarıyla onu helak edeceklerdi.

Akşemseddin bütün bunların yanı sıra iyi bir şair olup, “Şemsi” mahlası ile şiirler de yazmıştır.

Sicill-i Osmani’de şunlar kayıtlıdır: “Akşemseddin Muhammed Efendi, Şehabeddin Sühreverdi evladından Hamza’nın oğludur. Dımışkta tevellüd eyledi. Hacı Bayram Veli tarikatından olup, İstanbul fethinde bulundu. Hazret-i Halid bin Zeyd eba Eyyub Ensarı (R.A.) mevkiini keşfetti. İstanbul’un fethinden sonra Göynük’e gitti. 880 (1475) de fevt oldu. Tıbba aşina idi. Tasavvuf ve tıbdan risaleleri vardır.

Eserleri Nelerdir?

1- Risale fi devaran el-sufiye ve raksihim: Tasavvufa dairdir.

2- Risaletün Nuriye: Tarikate dairdir.

3- Hall-ı Müşkilat: Tasavvufa dairdir.

4- Kitab-ı Tıb: veya “maddetü’l-hayat” isimli tıbba dair Türkçe tıbb-ı Nebevi tercümesidir. Üzerinde birçok tartışmalar yapılan bu eserin mevzuu şudur: Birçok araştırmacının sözlerine göre, tercüme ettiği bu tıbb-ı Nebevide bir efsane mahiyetinde olan “mai kibrit-i Şerif” dediği ilacın ikibin hastalığa deva olduğunu ortaya atmıştır. Fakat bunun yanında, bütün tıp ilminin üzerine bina ettiği keşfi olan mikrop ve bulaşıcılıkla da, tıbba en büyük hizmeti yaptığı inkar edilemez. Bu bakımdan haklı olarak “Lokman-ı sani” lakabını almıştır. Yine sıtma hakkındaki, ayın hareketi ve yıldızlara bağlanan eski batıl inançları reddetmiştir. Ona göre, sıtma diğer hastalıklar gibi bir sebepten meydana gelen normal bir hastalıktır.

Yine sara, nikris (Gut) ve cüzzam gibi bazı hastalıkların babadan ve anadan evlada geçebileceğini ve yine bazı yemek ve içmekten bazı hastalıkların tohumu (mikrobu) nun kapılabileceğini bildirmiştir. Bu fikirleri devrine ve imkânlarına göre çok büyük bir kıymet taşır ve çok ileridir.

Akşemseddin Kimdir?

Akşemsettin Kimdir Kısaca Hayatı ve Eserleri?

İslam alimi ve bilim adamı olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in hocalarından biridir. İstanbul’un “manevi fatihi” olarak anılmaktadır. Asıl adı Mehmet Şemseddin Bin Hamzâ’dır. 1389 veya 1390 yılında Şam’da doğmuştur. Babası Şerafeddin-i Hamza’dır

Akşemseddin eserleri nelerdir?

Risaletü’n-Nûriye.
Hall-i Müşkilât.
Makamât-ı Evliyâ
Kitabü’t Tıb.
Maddetü’l-Hayat.
Def’ü Metain.
Nasihatnamei Akşemseddin.

Akşemsettin Türk mü?

Çok yönlü Türk âlimi ve tıp insanı olarak tarihe geçen Akşemseddin, 1389 yılında Şam ‘da doğdu. İstanbul’un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmed’e verdiği destekle bilinmektedir. … Akşemseddin‘in soyu, baba tarafından Ebu Bekir’e dayanmaktadır.

Akşemseddin in mezarı nerede?

Hazreti Akşemseddin Türbesi, Göynük

Akşemsettin ne yapmıştır?

Akşemseddin 1389 yılında Şam’da doğmuş sufi ve ilim insanıdır. Asıl adı Şeyh Muhammed Şemsettin Bin Hamza’dır. … Akşemseddinin dini, tasavvufi çalışmalarının yanında tıp, biyoloji, matematik, astronomi gibi fen alanlarında da çalışmaları vardır. İstanbul’un fethine katkısı vardır.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın